Mütevazı ve sıra dışı kişiliğiyle dikkat çeken St. Gallen’deki Kränzlin Café Bar Restaurant’ın işletmecilerinden Can Binay’la keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte “Beni ben yapan değerlerim ve inançlarımdır.” diyen Binay’la yaptığımız söyleşiden enstantaneler…

1. MÜTEVAZI BİR İNSANIM

MÜTEVAZI BİR İNSANIM

Öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz, kimdir Can Binay?

Her şeyden önce mütevazı bir insanım. (Aslında iddiasız ve gösterişsiz biri olarak “mütevazıyım” demeyi doğru bulmuyorum ama sorduğun için böyle bir yanıt veriyorum.) Mücadeleciyim fakat hırslı değilim. Hırs, insana çok şey kaybettirir. Tabir-i caizse insanda kelebek etkisi yaratır. Ailesi için her şeyi göze alabilecek biriyim. Kaybettiğime üzülmem kazandığıma da sevinmem, ama kaderci de değilim. İnsanlara güvenmeyi severim ama güvenimin suistimal edilmesinden de bir o kadar nefret ederim. Yardımseverim, hümanistim. Birine yardımcı olmak beni fazlasıyla mutlu eder; bu maddi de olabilir, manevi de. Kuralcıyım ve koyduğum kuralların çiğnenmesinden hoşlanmam. Pozitif biriyim. Maceracıyım, ama bunları gerçekleştirmeye pek zamanım olmuyor. Asla akıl veren biri değilim. Çünkü bunun için çok şey yaşamış olmak gerekir. Tavsiye için de birçok şeyi deneyimlemek lazım. Kendimi bu konuda bile yeterli görmüyorum. Benim yaşımdaki biri için çok iddialı olur zaten. Kısacası beni ben yapan değerlerim ve inançlarımdır.

Peki şu anda neler yapıyorsun Can?

Bendeniz, altı yıldan beri bir aile işletmesi olan St. Gallen’deki Kränzlin Café BarRestaurant’ta insanlara lezzet sunan ekibin bir parçası ve aynı zamanda aşçılarından biriyim.

Gidişat nasıl peki?

Şimdilik çok memnunuz. Profesyonel bir şekilde işimizi yapıyoruz.

Nedir sizi diğerlerinden farklı kılan?

En büyük özelliğimiz, müşterilerimizden aldığımız olumlu geri bildirim. Bir de bizde tam bir aile havası hakim. Güler yüzlü ve uyum içerisinde çalışan profesyonel bir ekibiz. Tabii sunduğumuz lezzet de bizi diğerlerinden farklı kılıyor. Çok elit değiliz ama kategorisinde en iyilerdeniz diyebilirim. 

Bundan sonrası için neler düşünüyorsun?

Yeniliklere açığız, ama gördüğümüz her şeye atlayanlardan değiliz. Fırsat kollayıp uygun olanı gerçekleştirmeye çalışırız. Her sene yenilikler yapıp, yolumuza doludizgin devam ediyoruz.

2017 senesi sizin için nası lgeçiyor?

Çok güzel geçiyor diyebilirim. Gidişattan gayet memnunuz.

Başarını neye bağlıyorsun?

Bu soruya cevap vermek egoistlik olur. Varsa bile bütün ekibin başarısıdır.

2. CAN BİNAY İLE KISA KISA:

CAN BİNAY İLE KISA KISA:

Yaş: 32 

Meslek: Aşçı

Yaşadığın şehir: St. Gallen

Burç: Kova

Saç rengi: Siyah

Göz rengi: Ela

Boy: 1.96

Kilo: 96

3. BENCE AŞK DENİLEN ŞEY...

BENCE AŞK DENİLEN ŞEY...

Aşk hakkındaki düşüncen: Bence aşk denilen şey; Mevlana’nın Şems’e duyduğu sevgidir. Aşkı anlatmak çok basit bir şey değil. Evet, Can olarak eşime aşağım, hem de çok ama aşk kelimelerle anlatılmaz, onu yaşamak gerekir. Sevgiliyi sadece 14 Şubat’ta hatırlamak değildir aşk.

Tuttuğun takım: Takım tutmuyorum

Fobilerin: Boğulmak, ama yüzme biliyorum. (Gülüyor)

Hobilerin: Basketbol oynamak, kitap okumak, bilardo oynamak ve bir şeyi tamir etmek.

Sigara kullanıyor musun: Evet

En büyük hayalin: Tüm ailemi ömrüm boyunca sağlıklı ve huzurlu görmek. Ayrıca; halkların eşit, özgür ve kardeşçe yaşadığı demokratik bir Türkiye.

Giyim tarzın: Casual.

En sevdiğin renk: Kırmızı

 Ne tür müzik dinlersin: Kulağa hoş gelen her şeyi dinlerim.

Hiç nickini değiştirmeyi düşündün mü:
 Nickim yok. 

4. BİR KAŞIK SUDA BOĞMAK İSTEDİKLERİM VAR

BİR KAŞIK SUDA BOĞMAK İSTEDİKLERİM VAR

Çok sevdiğin arkadaşın sana havalı derse nasıl karşılarsın: Teşekkür ederim. (Gülüyor) Ayrıca bunu diyebilen biri kesinlikle benim çok iyi ve çok sevdiğim bir arkadaşım olamaz.

Hayat gerçekten zor mu, neden:
 Zor olan hayat değil, şartlar ve insanlar. Hayat olduğu yerde duruyor.

Senin hayatında zor dediğin şeyler nelerdir: Kurmuş olduğun düzenin sabit kalmasını sağlamak. Aykırı düşüncelere tahammül etmek de bir o kadar zor. 

Sabırlı mısın, sabırsız mı:
 Çok sabırlıyım. Bu yüzden bazen kendime şaşırdığım bile oluyor.

Alıngan mısın: Değilim, alıngan olsam egoist biri olurdum.

Kitap okur musun: Okuyorum. 

Bir kaşık suda boğmak istediğinbiri: Çok var. (Gülüyor)

Gitmek mi zor, kalmak mı: Kalmak.

Dans etmeyi sever misin: Çok.

Yükseklikten korkar mısın:
 Hayır.

Çocukları sever misin: Çok severim.

5. ANNEMDEN ÇOK DAYAK YEDİM

ANNEMDEN ÇOK DAYAK YEDİM

Hiç ailenin gözünde küçüldüğünü hissettin mi:
 Asla.-Ki ailem birini küçümseyecek bir aile değil. Bizde insanlara değer verilir, asla ama asla küçümseme olmaz.

Hangi konuda zayıfsın: Ailemle ilgili konularda zayıfım. Bir de inatçılığım konusunda. Kafama koyduğumu yaparım mesela. Tabii bu zayıflıksa. 

Utangaç mısın yoksa fazla açık sözlü mü:
 Ne çok utangacım, ne de çok açık sözlüyüm. 

Takma adın: Yok.

Annenden dayak yedin mi hiç: Babamdan dayak yemedim ama annemden çok. (Gülüyor)

Tavsiye şarkın/türkün: Müslüm Gürses; “Affet"

Röportaj: Vivaldi Fatih

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları